ÖZLÜ SÖZLER

“Yerinde duran, geriye gidiyor demektir… İleri, daima ileri!”

Mustafa Kemal Atatürk

 

“Sorunlar, durmanızı söyleyen işaretler değildir. Onlar kılavuzdur.”

Robert Schuller

 

“Eğer bir hayalin peşindeyseniz hayatın peşindesiniz demektir.”

Malcolm Forbes

 

“Ya günü kovalarsınız ya da gün sizi kovalar.”

Jim Rohn

 

“Benim kahramanlarım, hayallerini hiçbir şeye satmayan kişilerdir.”

Mustafa Kemal Atatürk

 

“Başlamanın sırrı konuşmayı bırakıp işe koyulmaktır.”

Walt Disney

 

“Her zaman beklenenden fazlasını sunun.”

Larry Page

 

“Hata yapmaya istekli olmak önemlidir. Hata yaptığınızda başınıza gelebilecek en kötü şey unutulmamaktır.”

Sara Blakely

 

“Zafer, ‘Zafer benimdir’ diyebilenindir. Başarı ise ‘Başaracağım’ diye başlayarak sonunda ‘Başardım’ diyenindir.”

Mustafa Kemal Atatürk

 

“Hata aramayın, çare bulun.”

Henry Ford

 

“Yaş hiçbir zaman bir engel değildir. Tek engel, zihninize gösterdiklerinizdir.”

Jackie Joyner-Kersee

 

“Eğer özgüveniniz yoksa, kazanmamanın bir yolunu bulursunuz.”

Carl Lewis

 

“Savaşta yağan mermi yağmuru, o yağmurdan ürkmeyenleri ürkenlerden daha az ıslatır.”

Mustafa Kemal Atatürk

 

“Bir hata ile ne yapılabilir: Fark edin, kabul edin, ondan öğrenin ve onu unutun.”

Dean Smith

 

“Sizden daha yetenekli insanlar olabilir, ancak bu, onların sizden daha sıkı çalışmamaları için bir bahane değildir.”

Derek Jeter

 

“Doğru olanı yapmak için her zaman doğru zamandır.”

Martin Luther King

 

“Hayal ettim, hayalimin önündeki manileri tespit ettim. Manileri kaldırdığımda, hayalim kendiliğinden gerçekleşti.”

Mustafa Kemal Atatürk

 

“Sizin için yeterince önemli olduğunda şans sizden yana olmasa da yine de onu yapın.”

Elon Musk

 

“Her şeye sahip olabilirsiniz, ancak her şeye tek seferde sahip olamazsınız.”

Oprah Winfrey

 

“Yürümeyi kuralları takip ederek öğrenemezsiniz. Yaparak ve yere düşerek öğrenirsiniz.”

Richard Branson

 

“Acizler için imkansız, korkaklar için müthiş gözüken şeyler, kahramanlar için idealdir.”

Mustafa Kemal Atatürk

 

“İşe alımda başarının sırrı, dünyayı değiştirmek isteyen insanlar bulmaktır.”

Marc Benioff

 

“10.000 kişi aynı şeyi yapmayı deniyorsa, neden 10.001. kişi siz olmak isteyesiniz ki?”

Mark Cuban

 

“Düşüncelerinizi elinizdeki tek bir işe odaklayın. Güneş ışınları odaklanmadığı sürece yakamaz.”

Alexander Graham Bell

 

“Benim kahramanlarım, hayallerini hiçbir şeye satmayan kişilerdir.”

Mustafa Kemal Atatürk

 

“Umut içerisinde yolculuk etmek gidilecek yere varmaktan daha güzeldir.”

John Wooden

 

“Çiçekleri koparabilirsiniz ancak baharın gelmesine engel olamazsınız.”

Pablo Neruda

 

“İnsan öğrenmeyi bıraktığı gün yaşlanır.”

Henry Ford

 

“İş fırsatları tıpkı otobüsler gibidir. Daima gelen bir diğeri vardır.”

Richard Branson

 

“Antreman yapmanın her bir dakikasından nefret ettim, fakat kendime şunu dedim: Vazgeçme. Şimdi acı çek ve hayatının geri kalanında bir şampiyon gibi yaşa.”

Muhammad Ali

 

“Metanet, cesaretin en iyi dostudur.”

Batuhan Kürkçü

BEYİN GÜREŞİ

­1700’lü yılların başlarında Kraliyet Binicilik Derneği üyeleri spor müsabakalarında atın üstünde, ellerinde kılıçla boğayı devirmeye çalışıyordu. Yine bir müsabaka günü, boğa tam atı devirecekken tribünden atlayan bir kişi boğanın dikkatini çekmeye çalıştı ve boğayı şapkasıyla oyaladı. Bu durum karşısında seyirci coşkuyla ayaklandı ve alkış tutmaya başladı. Böylece İspanya’da yüzyıllarca devam edecek olan Boğa Güreşleri başlamış oldu.

Reid Buckley’in “Topluluk Önünde Konuşma” adlı kitabında boğa güreşleriyle ilgili bir özdeyişten bahsediliyordu: “Domar, mandar, templar.” Bu söz hakkında biraz araştırma yaptığımda boğa güreşlerine özgü belirli terimlerin olduğunu öğrendim. Bunlardan bazıları: boğayı öldüren matador, matadorun şapkası montera, kırmızı pelerin muleta, boğayı öldürmede kullanılan kılıç espada, yorgun boğa parado, boğa ile güreşme sanatı toreo vd. Ancak okuduklarım arasında beni bu kelimelerden daha fazla cezbeden başka terimler de vardı. Bu terimler daha çok boğa güreşinin kurallarını yansıtıyor gibiydi: citar, parar, templar, cangar ve mandar.

Citar, boğayı saldırması için kışkırtmak anlamına geliyor. Boğanın karşısındaki torero (matador veya mızrak saplayan diğer kişiler), muletayı kullanarak boğayı kızdırır. Parar, vazgeçmemeyi temsil ediyor, konumunu korumak anlamına geliyor. Bu aşamada boğanın karşısındaki kişi boğanın karakter özelliklerini yokluyor ve niyetini öğrenmeye çalışıyor. Templar, boğayı yavaşlatmayı ve onu kandırmayı içeriyor. Ancak bunu başarabilmek için boğanın davranışını yakından gözlemlemek çok önemli, çünkü bu aşamada boğa boynuzuyla toreroya sert bir şekilde vurabilir, onu yaralayabilir, hatta öldürebilir. Cangar (cangar la suerte), toreronun manevra yaparak kendini diğer tarafa döndürmesi ve boğanın dikkatini tekrar muletaya çekmesidir. Son olarak mandar ise boğaya boyun eğdirmek ve ona hükmetmek anlamında kullanılıyor.

Tüm bunları neden mi paylaştım? Çünkü hedefleri ve hayalleri olan insanların beyinleriyle bu türden bir savaş içinde olduğunu düşünüyorum ve bu terimler bizlere beynimize nasıl boyun eğdirebileceğimizi ve ona nasıl hükmedebileceğimizi stratejik bir şekilde anlatıyor.

Eğer bir hayaliniz varsa, beyniniz (boğa) saldırıya geçmek için uyarılır. Beyninizin amacı, çoğu kez bu hayali yıpratmak ve ona zarar vererek olası riskleri ortadan kaldırmaktır. Bu nedenle elinizde sımsıkı tuttuğunuz bu hayal (muleta), beyni daima uyanık tutar. Bu durumda beyniniz sizi bu hayalden vazgeçirmek için korkutucu sesler çıkarmaya çalışır. Parar aşamasında olduğu gibi böylesi anlarda yapmanız gereken konumunuzu korumak ve beyninize teslim olmamaktır, çünkü beyniniz bu sürecin sonunda sizi zayıf noktanızdan yakalamak için harekete geçer. Bu hızlı çıkışla baş edebilmek gerçek bir ustalıktır. Eğer beyninizin saldırılarını yavaşlatamaz ve dikkatini dağıtıp onu kandıramazsanız, sizi dalgın olduğunuz bir anda yerden yere vurabilir. O nedenle onun karakter özelliklerini ve niyetini çok iyi bir şekilde analiz etmelisiniz. Cangar sürecinde yapılan ustaca bir manevra beyni sersemletmeye yetecektir ve bunu her yaptığınızda oyunu kimin yönettiğini anlaması kolaylaşacaktır. İşte bu durum sizi son aşama olan mandar’a davet edecek ve hayalinize giden yolda komutları kimin verdiği açıklık kazanacaktır.

Her ne kadar boğa güreşleri gösteri amacı taşısa da hayalleri gerçekleştirme süreci kimseyi eğlendirme amacı gütmez. Bu, sizin kendinizle verdiğiniz bir savaştır ve bu savaşta en büyük düşmanınız kendi beyninizdir. O nedenle eğer bu savaşı kazanmak istiyorsanız, bir matadorun espadayı boğaya sapladığı gibi inancınızı beyninize kodlamalısınız.

Bir Cevap Yazın

four × 1 =